Aşk Cinayetleri: 1130cmküp

İnsan göğüs kafesi 37 kemiğin birleşmesiyle oluşmuştur. İçinde bolca damar, iricene akciğer, yemek borusunun bir kısmı ve eser miktarda kalp bulunur. Kemiklerin elastikliği nefes alıp veren insan vücuduna can verir, kafesin içinde sıkışmış kalp, dışarı nefret olarak nefes verir. Sıkışıklığı azaltmak, içeride yer açmak için yapılan kalp ameliyatlarında, kaburga kemikleri olabilecek en insani yol ile kırılır. işlem biter, göğüs kapatılır. Kaburga kemikleri tellerle bağlanır. Cerrahına göre değişen ameliyat yarası, göğüslerinin orta yerinden toraksın bitimine kadar boylu boyuna uzanır. 12 tane sırt omuru, 12 çift kaburga, 1 göğüs kemiği ve arada yol olan kıkırdaklı eklemli dokular, belki de insanlığın gördüğü en soğuk katile ev sahipliği yapar. Üzerine kas kapanır, sonrasında deri. İki katlı kıyafetinin altında, kemik kapılarının gerisinde, gözlerimin gördüğü en sessiz katilin ölümü barınır. Ateşin oksijene ihtiyaç duyması gibi, birilerinin aşkına ihtiyaç duyan bu kalp, sigaradan, alkolden ve bunun gibi bir çok şeyden etkilenir. Kanına karışan uyarıcıların, aklına karışan kadınların ve bazen de erkeklerin, dışa vurumu gözlerinde belirebilir. Bu insanın nereden olduğu ve nereye gittiği de hiç önemli değildir.

Korpus mandibula, kabaca U harfine benzer, bu katilin alt çene kemiğinin Latince adıdır. Bıçak kesiği kadar keskin çene yapısını katilimiz, eklem çıkıntısına mükemmellikle bağlanmış alt çene kemiğine borçludur. Kadınların ve bazen de erkeklerin başını döndüren alt dudağı, yine alt çenenin deri giymiş katmanındadır. Kurbanının dişlerinin katil üzerinde bıraktığı izler, işte tam da burada, alt dudağındadır.

İnsan anatomisi göz önünde bulundurulduğunda katilimiz dil kemiği gibidir. Hiç bir iskelet kemiğiyle bağlantısı olmayan bu kemik önünü ağız aralığından dünyaya, arkasını gırtlağa bırakmıştır. İki tane küçük iki tane de büyük olmak üzere boynuzlardan oluşur. başa bela olabilecek tüm aromalar, cinsel birleşmelerin ön sevişmesi, anatominin tek başına takılan gtyoid kemiğinin bir anlık yaramazlığına bakmaktadır. Katilin tat almaya yarayan papilla dokusu vanilyalı tatlı şeylerden hoşlanırken, saf kadınların tükürüklerinden uyarılır.

Şu ana kadar sayılmış ve anlatılmış kemikler, kadın ve erkekte, farklı şekillerde fakat aynı özelliklerde mevcuttur.

Bıçak kesiği çene kemiğinden aşağı indiğimizde, sıra köprücük kemiğine gelir. Solda ve sağda birer tane olarak, ortaya doğru birleşmesinden köprüye benzetilmiş, yine deri dokusu ile sarmalanmış, acemi aşkların ve tutkulu öpücüklerin morardığı kemiğin sırası, katilin ölüme yaklaşan çıplak bedeninde önemli bir rol oynamaktadır. Kurbanın boynundan, kemiklerinin hem sağına hem soluna morarmış parmak izleri, adli tıp tarafından boğularak öldürülmüş damgasını yemesine işte tam da klavikula üzerinde sahne olmuştur. olay yeri bulunmuş, olayın sebebi ise gölgede kalmıştır.

Köprücük kemiklerinden aşağı doğru indiğimizde, kurbanın narin kolları, yatağının kenarından sarkmakta olduğu olay yeri incelemecisinin gözüne çarpar. Çelimsiz el bilekleri, beş adet çelimsiz parmağa bağlanmıştır. Bu parmaklar ölümün renginde, pastel tonlarda, flaşın patladığı kameranın ekranında parlamaktadır. Mavi renge boyanmış tırnaklarının altında katilin derisinden parçalar eminim otopsi sırasında karşımıza çıkacaktır.

Benim geldiğim yerlerde yağmur her yağdığında arkasında sel bırakır. Akabinde güneş doğmamakta, vadedilen topraklar yeşermemekte, dualar da kabul olmamaktadır. Kaçan katiller, masada kalan kurbanlar ve bu gibi bir çok olağan dışı durum, tırnaklarımın altındaki deriden oldukça kolay anlaşılır. Tırnaklarımın altında hayattan kazıdığım parçalar mevcuttur. temizlenerek geçmeyen, nefretle kirlenmeyen ve hatalardan öğrenmeyen parmaklardır bunlar. Yanlış kapıları kulplarından tutup çekerler, kalem tuttuklarında yanlış harfleri yan yana koyarlar, karidesin kafasını kopartamaz ama hak etmediği bedenlere en hassas yerlerinden dokunurlar. Bu yüzden insan eli, insan kalbi ve beyninden sonra en kirli yerleridir. altındaki pislik, özelliklerinin yanında en temiz yeridir.

Katilin elleri, kurbanın vücudunda gezinmiştir. Kurbanın elleri de katilin vücudunda. İlk aşamada sevmek kolaydır, ikinci aşamasında ise öldürmek kolay.

Adli tıp tutanaklarına aşk cinayeti olarak geçmiş bu ölüm, fiziksel bir ölüm değildir. Bu yüzden de müebbet hapis ile cezalandırılmamaktadır. Günümüz ilişkilerinin bedensel tekdüzeliğinden mütevellit hemen hemen her gün dünya üzerinde bu gibi binlerce ölüm yaşanmaktadır. Ölülerin arkasından ağlayan olmamakla birlikte, ruhsal ölüm hali yerini bazı durumlarda gerçekten fiziksel ölüme bırakabilmektedir.

Anatominin her parçasının gizemi, yapısı, hali ve tavrı keşfedilmişken, beyin bu listenin içinde yer almaz. içinden kanser çıkartmak için matkapla dört küçük delik açılıp, araları neşterle kesilerek açılan bu dikdörtgen giriş bile, beyinin iç yüzünü bize yüzeysellik dışında göstermez. Birini neden sevdiğinin, birine neden aşık olduğunun, birini neden öldürdüğünün ve nefrete olan eğiliminin bütün cevapları, beyninin sümüksü iğrenç yapısının içinde bir yerlerdedir.

Meydana gelen bütün cinayetlerin olay yeri insan beynidir.

Kullanılan sert cisim insan beynidir.

Neden olan insan beynidir.

Kurban insan beynidir.

Katil insan beynidir.

Anlamayan insan beynidir.

Anlatamayan insan beynidir.

Dünya üzerinde olanın bitenin sebebi işte bu gizemdir.

Gizemi çözemeyen de yine insan beynidir.

Bütün kırık kalplerin, yıkık evlerin, kanlı ölümlerin nedeni işini çok iyi yapan 90 milyon nöronun ev sahipiliği yaptığı, kainata ve sana dair onca bilgiye rağmen 1 kiloyu çok da geçmeyen, insan beynidir.

(herkes her şeyin suçunu insan beynine atsın.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir